Sen Hangi Taraftasın?
Birçok kez şahit
olmuşumdur ki, bazı din kardeşlerim birine yapılan zulüm ve haksızlık
karşısında zalimin şerrinden korkma duygusu veya kişisel menfaatlerinden mahrum
kalma korkusuyla sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Bu tutum, ne yazık ki onların
Allah’tan ziyade kuldan korktuklarını gösteriyor. Bilmem farkında mıdırlar ki
böylece bu büyük günahlara ortak oluyorlar. Hem de vebali çok ağır olan kul
hakkına girmiş oluyorlar. Cenab-ı Hakk, kul hakkı için "Benim yanıma her
şey ile gelin, affederim. Fakat kul hakkı ile gelmeyin,
onu ben değil, kulum affeder", demiştir. Allah, Yüce Kitabımızın birçok
yerinde zalimleri acıklı bir azap beklediğine dair
uyarır. Örneğin, Nisa Suresi 30. Ayet-i Kerime’nin meali şöyledir:
“Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle
yaparsa, Biz onu ateşe göndeririz. Bu Allah için pek kolaydır.” Rabbimiz,
Hud
Suresi’nin 113.
ayet-i kerimesinde bizi şöyle uyarır: “Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur.
Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.” Şura Suresi 42. Ayet-ı Kerime’de de zalimler şöyle uyarılır: “Yol, ancak insanlara zulmeden ve
yeryüzünde haksız yere tecavüz ve haksızlıkta bulunanların aleyhinedir. İşte bunlara
acıklı bir azap vardır.”
Hadislerde de
zalimler Hz. Muhammed’in (SAV) dilinden uyarılmışlardır. “Müslüman, Müslüman’ın
kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve onu hor
görmez.” (Müslim, Birr, 32) “İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne
engel olmazlarsa, Allah’ın onları genel bir azaba uğratması
kaçınılmazdır.” (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 5; Ebû Dâvûd, Melâhim, 17)
“Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde
yoktur.” (Buhârî, Zekât, 63; Müslim, Îmân, 29) “Zulüm, (zalim için)
kıyamet gününde zifiri karanlıklardır.” (Buhârî, Mezâlim, 8; M6577 Müslim,
Birr, 57) Peygamberimiz (SAV), başka hadislerinde doğrudan zulmü engellemeyi emreder: “Zalim
de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et.” Bunun üzerine birisi, “Ey
Allah’ın Resûlü! Eğer mazlum ise yardım ederim, ancak zalimse ona nasıl yardım
edeceğim?” dedi. Resûlullah buyurdu ki, “Onu zulümden uzaklaştırırsın
veya onun zulmüne engel olursun. İşte bu ona yapacağın yardımdır.” (Buhârî,
İkrâh, 7)“Kim
bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü
yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle
düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim,
Îmân 78. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17)
Meşhur “Karınca ve
Hz. İbrahim Hikayesi’ni hepimiz biliriz. Özetle, Kral Nemrut'un
emriyle Hz. İbrahim Peygamber'i
yakmak için oluşturulan alevlere karşı yürümüş bir karınca, ağzında bir damla
suyla “Acele ile nereye
gidiyorsun?” diye kendisiyle
alay eden bir karıncaya şu cevabı vermiş: ”Olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum
anlaşılır."
İbretlik bir hikaye! Demek ki bir Müslüman tarafını belli etmeli, iyiyi, doğruyu, güzeli seçmeli, her durumda zulmün ve
zalimin karşısında hak ve hakikatin tarafında yer almalıdır. Çünkü ahirette iki yer var: biri
cennet, diğeri cehennem, üçüncü bir yer yok.
Orada ise soracaklar:
Sen hangi taraftasın?
Resmiye MÜMÜN
19 Kasım 2024,
Kırcaali


Коментари
Публикуване на коментар