Bazılarına Ne Oluyor da...İmanı Küfre Değişiyorlar!
Allah’a iman etmiş, peygamberlerini takdis etmişken dininden dönmesi, bir Müslümanın başına gelebilecek belki de en köyü şeydir. Dinden dönme (irtidat), İslam'ı tamamen terk etmek, başka bir dine geçmek veya eski inancına dönmek veya İslam'ın temel inanç esaslarından birini reddetmektir. Bir Müslümanın İslâm dininin inanç esaslarını veya bu esaslarla sıkı bağı bulunan temel hükümleri, tamamen yahut kısmen inkâr etmesi sonucu dinden çıkmış kimseye mürted denilir.
Nitekim Allâh-û Teâlâ Hazretleri CC, yüce kitabı Kur’an-ı Kerim’de mürtedleri
şöyle uyarmaktadır:
“İman edip sonra kâfir olanlar, sonra yine
iman edip tekrar kâfir olanlar, sonra
da inkârlarını iyice artıranlar yok mu, Allah onları kesinlikle bağışlamayacak
ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır.” (Nisa/137.Ayet Meali), “Doğru
yol, kendilerine iyice
belli olduktan sonra gerisin geri dönenler yok mu, şeytan onları fitlemiş ve
onları uzun emellerin peşine düşürmüştür.”(Muhammed/25.Ayet Meali), “Kim
imanı küfürle değiştirirse, şüphesiz o, dümdüz yolun ortasında sapıtmıştır.”/“Kim imanı inkârla değişirse, yolun
doğrusunu kaybetmiş olur.” (Bakara/108.Ayet Meali), “...Kim imanı küfre değişirse, şüphesiz dosdoğru yoldan sapmış olur.” (Bakara Suresi/108. Âyet Meali)
Kur’an-ı Kerim, Allah’ı
inkar edenlerin, Allah’a ortak koşanların (müşrikler) ve kafir olarak ölenlerin ebedi
cehennemlik olduklarını
bildirmektedir: “Kalbi imanla dopdolu ve doygun olduğu
halde baskı altında kalarak inkâra zorlanıp da bunu ancak diliyle yapan hâriç,
her kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâr eder ve bile isteye gönlünü küfre açarsa, böylelerinin
üzerine dünyada Allah tarafından bir hışım çökecek, âhirette de onların payına
çok büyük bir azap düşecektir.” (Nahl/106.Ayet Meali),
“Sizden
kim irtidat eder (dininden döner) ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünya ve
âhirette amelleri boşa çıkmıştır ve onlar cehennem ehlidir, orada ebedî
kalacaklardır.” (Bakara/217. Ayet Meali)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV), İslam'dan dönen (mürted) kişinin cezalandırılmasıyla
ilgili meşhur bir hadis-i şerifinde
şöyle buyurmaktadır:
"Dinini değiştireni öldürün." (Buhârî, Cihâd, 149) Başka bir hadis-i şerifinde ise şöyle bildirmektedir: “Müslüman bir kimsenin kanının
dökülmesi ancak şu üç şeyle helal olur: Evli olup zina eden, haksız yere bir
kimseyi öldüren ve dinini terk edip cemaatten (İslam camiasından) ayrılan
kimse.” (Müslim, Kasame, 25, 26; Tirmizi, Hudud, 15; Ebu Davud, Hudud, 1;Nesaî, Kasame, 5,14)
Fıkıh kitaplarında irtidat eden erkeğin öldürülmesi
konusunda görüş birliği vardır. İrtidad eden kadına ölüm cezası uygulanması ise
fakihler arasında tartışmalı olup Hanefî mezhebine göre kadının cezası tövbe
edene kadar hapistir. (Vehbe
Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslam, VI, 186)
Allah korusun, küfre
düşmekten çok korkmalı ve Cenâb-ı Allah'a sığınmalıyız.
Ne yazık ki,
geçenlerde bir tanıdık bana son zamanlarda özellikle Roman kardeşlerimiz
arasında birçok dinden dönme olayına rastlandığını söyledi. Bu üzücü tablonun ülke
çapında da gözlemlendiğini belirtti. Evanjelist Kilise mensuplarının yumuşak
yaklaşımlarıyla nasıl kardeşlerimizi ikna edip kendi inançlarını kabul ettirmeyi
başardıklarına dikkat çekti. Bir gayrimüslimi İslam’a davet eden her Müslümanın
da aynı tutumu sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Doğrusu haklıydı. Ben
Kırcaali’de yaşarken bana çok yakın mesafede bulunan bir Evanjelist kilise mensupları,
birkaç kez kapıma dayanıp ellerinde Türkçe Hıristiyan kitapları, tatlı dilleri,
güler yüzleri ve sabırlı tutumlarıyla kendi dini inancına çekmeye çalıştılar. Böylece
şeytanın, inananları Allah yolundan saptırmak
için nasıl bir sinsi
plan ve tuzak kurduğunu bizzat deneyimledim. Elhamdülillah, şeytana
uymayıp her defasinda evanjelistleri güzellikle başımdan savdım. Maalesef, bazı
kardeşlerimin bu tuzağa düştüklerini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Hemen Bölge Müftümüz
Sayın Basri Eminefendi’yi arayıp ona meseleyi arz ettim. Müftümüz, bu durumdan haberdar
olup yakından takip ettiklerini ve yakın zamanda önleme amaçlı bir faaliyet öngördüklerini
paylaştı.
Elbette tövbe
kapısı, can boğaza gelip
(ölüm anı) gayb perdesi açılana veya güneş batıdan doğana (kıyamet) kadar her
zaman ve herkes için açıktır. Allah, günahlarından samimiyetle ve pişmanlıkla tövbe edenleri, tekrar o günahları işleseler bile affetmeyi vaad etmektedir. Mürted bir kişinin de tövbe edip tekrar İslam’a geri dönmesi mümkündür. Allâh-û Teâlâ Hazretleri CC, Tahrim Suresi’nin
8. ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır: “Ey
iman edenler! Nasuh bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabb’iniz sizin kötülüklerinizi örtüp temizler ve sizi içinden ırmaklar akan
cennetlere yerleştirir.”
Rabb’im, şeytanın doğru
yoldan saptırdığı kardeşlerimize hemen nasuh bir tövbe ile imana geri dönmelerini
nasip ederek tekrar İslam’la şereflendirsin!
Resmiye MÜMÜN
8 Nisan 2026, Boyacıköy
(Bagra)/Kırcaali


Коментари
Публикуване на коментар